İngilizce konu anlatımı
Will ve Be Going To: İngilizce Gelecek Zaman
Ortaokul · Lise · Yetişkin
İngilizcede gelecek zaman iki temel yapıyla kurulur: will + fiilin yalın hâli ve be going to + fiilin yalın hâli. Will konuşma anında alınan kararlar, tahminler ve sözler için; be going to ise önceden yapılmış planlar ve kanıta dayalı tahminler için kullanılır. Bu sayfada iki yapının kuruluşu, aralarındaki fark, present continuous ile gelecek ve zaman cümlelerindeki kural anlatılıyor.
İngilizce öğrenmeye başla
Özel ders İngilizce öğretmenleri burada
Tanışma görüşmesi ücretsiz, ders sayılmaz
İngilizce öğretmenlerini görWill ile gelecek zaman
Will bir yardımcı fiildir ve bütün öznelerde aynı kalır. Ardından fiilin yalın hâli gelir; -s, -ed ya da -ing eklenmez.
Yapı
Özne + will + fiilin yalın hâli · · · Olumsuz: will not (won't)
| Örnek | |
|---|---|
| Olumlu | She will (She'll) call you. |
| Olumsuz | She won't call you. |
| Soru | Will she call you? |
| Kısa cevap | Yes, she will. / No, she won't. |
I think it will rain tomorrow.
Sanırım yarın yağmur yağacak.
We won't be late.
Geç kalmayacağız.
Will you help me with this?
Bana bu konuda yardım eder misin?
Be going to ile gelecek zaman
Bu yapıda be fiili özneye göre çekilir (am / is / are), going to sabittir ve ardından fiilin yalın hâli gelir.
Yapı
Özne + am / is / are + going to + fiilin yalın hâli
| Örnek | |
|---|---|
| Olumlu | They are going to move to Bursa. |
| Olumsuz | They aren't going to move to Bursa. |
| Soru | Are they going to move to Bursa? |
| Kısa cevap | Yes, they are. / No, they aren't. |
I am going to start a new course next month.
Gelecek ay yeni bir kursa başlayacağım.
He isn't going to sell his car.
Arabasını satmayacak.
Konuşma dilinde going to çoğunlukla gonna diye telaffuz edilir, ama yazıda — özellikle sınavda — going to yazılır.
Will ile be going to arasındaki fark
İkisi de geleceği anlatır ama kararın ne zaman verildiği ve tahminin neye dayandığı farklıdır.
| Durum | Kullanılan yapı | Örnek |
|---|---|---|
| Konuşma anında verilen karar | will | The phone is ringing. I 'll get it. |
| Önceden yapılmış plan / niyet | be going to | I 'm going to buy a bike. I've saved money. |
| Kanıtsız tahmin, kişisel görüş | will | I think she will like the gift. |
| Gözle görülür kanıta dayalı tahmin | be going to | Look at those clouds! It 's going to rain. |
| Söz verme, teklif, rica | will | I 'll help you. / Will you open the window? |
| Kesin gelecek olayları | will | He will be 18 next year. |
— We don't have any bread. — Really? I 'll go and buy some.
Karar o an verildi → will
— Why are you carrying that bag? — I 'm going to visit my aunt.
Plan önceden yapılmış → be going to
Fark bazen anlamı belirgin biçimde değiştirir: I'll call him (şimdi karar verdim) ile I'm going to call him (zaten planlıyordum) aynı şey değildir.
Present continuous ile gelecek
Yer, saat ve kişi belli olan kesinleşmiş randevular için present continuous kullanılır. Bu, be going to'dan daha kesin bir plandır.
I am meeting the dentist at four tomorrow.
Yarın dörtte diş hekimiyle görüşüyorum. (randevu alınmış)
We are flying to İzmir on Sunday.
Pazar günü İzmir'e uçuyoruz. (bilet alınmış)
| Yapı | Ne anlatır? |
|---|---|
| will | Tahmin, o anki karar — en belirsiz |
| be going to | Niyet, plan — kararlaştırılmış |
| present continuous | Randevu, ayarlanmış program — en kesin |
Otobüs, tren, uçuş ve ders programı gibi tarifeye bağlı olaylarda simple present kullanılır: The train leaves at 7.30.
Birlikte kullanılan zaman ifadeleri
- tomorrow, the day after tomorrow
- next week / month / year / summer
- in + süre: in two hours, in a few days, in 2030
- tonight, later, soon, one day
- will ile sık kullanılanlar: I think, I'm sure, probably, maybe, perhaps
She'll probably finish it tomorrow.
Muhtemelen yarın bitirecek.
We're going to move house in two months.
İki ay sonra taşınacağız.
probably ve definitely gibi zarflar olumlu cümlede will'den sonra, olumsuzda won't'tan önce gelir: He will probably come. / He probably won't come.
Zaman ve koşul cümlelerinde will kullanılmaz
Gelecekten söz edilse bile when, after, before, as soon as, until, if ile başlayan yan cümlede will kullanılmaz; simple present yazılır. Ana cümlede will kalır.
Kural
When / If + simple present, ana cümle + will
I will call you when I arrive.
Vardığımda seni arayacağım. (when I will arrive yanlış)
If it rains, we will stay at home.
Yağmur yağarsa evde kalacağız.
We'll start as soon as everyone is ready.
Herkes hazır olur olmaz başlayacağız.
Bu kural İngilizce koşul cümlelerinin (if clause) temelini oluşturur; Type 1 tam olarak bu kalıptır.
Will'in diğer kullanımları
- Söz verme:
I will pay you back tomorrow.→ Yarın sana geri ödeyeceğim. - Teklif etme:
I'll carry that for you.→ Onu senin için taşırım. - Rica:
Will you close the door, please?→ Kapıyı kapatır mısın lütfen? - Anlık karar:
I'll have the soup, please.→ Çorba alayım lütfen. - Kararlılık ya da reddetme:
I won't tell anyone.→ Kimseye söylemeyeceğim.
Kibar rica için Will you…? yerine Would you…? ya da Could you…? kullanmak daha nazik bir tondur.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru | Neden? |
|---|---|---|
| She will comes tomorrow. | She will come tomorrow. | Will'den sonra fiil yalın hâldedir; -s eklenmez. |
| I will to visit my uncle. | I will visit my uncle. | Will'den sonra to kullanılmaz. |
| They are going to buying a house. | They are going to buy a house. | going to yapısından sonra fiil yalın hâldedir. |
| He going to call you. | He is going to call you. | Be fiili (am/is/are) atlanamaz. |
| I will tell her when I will see her. | I will tell her when I see her. | Zaman cümlesinde will kullanılmaz, simple present yazılır. |
| Look at the sky! It will rain. | Look at the sky! It 's going to rain. | Gözle görülür kanıta dayalı tahminde be going to kullanılır. |
| Do you will help me? | Will you help me? | Will zaten yardımcı fiildir; do ile birlikte kullanılmaz. |
Kısa alıştırma
1.Boşluğu doldurun: I'm sure she ___ (pass) the exam.
Cevabı göster
will pass — kanıtsız tahmin.
2.Will mi be going to mu? Look at that car! It ___ (crash)!
Cevabı göster
is going to crash — kanıt var.
3.Olumsuz yapın: They will accept the offer.
Cevabı göster
They won't accept the offer.
4.Soru yapın: He is going to study abroad.
Cevabı göster
Is he going to study abroad?
5.Hatayı bulun: I will call you when I will get home.
Cevabı göster
… when I get home.
6.Boşluğu doldurun: — The bag looks heavy. — I ___ (help) you.
Cevabı göster
'll help — o anki karar.
7.Boşluğu doldurun: We ___ (see) a film tonight; we've already booked the tickets.
Cevabı göster
are seeing / are going to see — plan kesinleşmiş.
8.Türkçeye çevirin: If the weather is nice, we'll go for a walk.
Cevabı göster
Hava güzel olursa yürüyüşe çıkacağız.